HOŞ GELDİNİZ
Hızlı ve güvenli alışverişe giriş yapın!
HENÜZ ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?
Kolayca üye olabilirsiniz.

Metal Dedektörler Hakkında Önemli Bilgiler

Dedektörlerin çok çeşitli olduğunu belirtmiştik. Ayrıca arazi yapısı, arama şartları ve hedeflenen objelerin cinsi de farklıdır. Bu farklılıklara göre her dedektörün kendi içinde öne çıkan üstün yanları vardır. Buradaki en önemli nokta, doğru şartlar ve hedefler için doğru dedektörü seçmektir.

Örneğin; bir define dedektörü ile yüksek mineralli bir arazide küçük cüruf altın aramak doğru değildir. Zaten Define Dedektörlerinin yapılış amacı yüzeydeki ufak metalleri görmekten ziyade derindeki büyük hedefleri algılamaktır. Bu şekilde yüzeydeki küçük metallerin yanıltıcı etkisi ile kullanıcıyı meşgul etmemektir.

Zira, "Define Dedektörü” büyük ve oldukça derin hedefleri tespite yöneliktir. Üst düzey Define Dedektörleri boşluk ve metal etkilerini ayırt edebilir. Hassas ve küçük objelere karşı daha az duyarlıdır. Define Dedektörleri ile amaçlanan çok daha büyük hedeflerler olup, dedektör ailesi içerisinde üst segment cihazlardır.

Oysa "Altın Dedektörü” küçücük metallere, en yoğun olarak da altın metaline karşı çok hassastır. Küçük objelere karşı en duyarlı olabilecek prensipte üretilmiştir. Define dedektörünün gözden kaçırabileceği tüm değerli ve altın metalleri tespit edebilir.

Diğer yandan "Tek Para ve Hobi” dedektörleri orta derinliklere çok iyi sonuçlar vermekle birlikte, etrafa saçılmış madeni para, çeşitli metal objeleri (altın, gümüş, bakır) tespit etmede hızlı ve üstündürler. Bazı modellerde topraktaki mineral yapıya uyum sağlaması için yüksek teknolojiler kullanılmış ve su geçirmez başlıklar (bobinler) ile de deniz, ırmak kenarı ve sahillerde kullanılabilir hale getirilmiştir. Bir çok kullanıcı tarafından beğeni ile kullanılmaktadır.

Bununla birlikte aklımızda şöyle bir soru oluşabilir.

Aynı kategorilerde olan dedektörler arasında "en iyi” diye bir kavram var mıdır?

Açıklamak gerekir ise, buradaki en belirgin ayrımı müşteri, yani dedektörü kullanacak kişi yapacaktır.

Bu durumda farklı amaçlar ile yapılmış dedektörlerin kendi aralarında mukayese yapılması doğru değildir.

Dedektör firmalarının ürettikleri dedektörlerde derinlik farkı, stabilite, ergonomi, toplam ağırlık, fiyat, firma desteği, garanti güvencesi ve marka değeri öne çıkmaktadır. Bunlara istinaden müşteri kendi tercihlerinin doğrultusunda seçim yapacak ve isteklerinin doğrultusunda en "iyi” detektöre sahip olduğunu ifade edecektir.

Dedektörlerle ilgili olarak en merak edilen ve ilk sorulan soru Dedektörün derinliği ne kadardır sorusudur.

Bu soruya cevap vermek oldukça zordur. Dedektörlerin derinliğini etkileyen birçok neden vardır. Ancak bunları en başında arazinin toprak (zemin) yapısı gelir. Toprağın aşırı mineralli bir yapıda olması, dedektörlerin derinliğini olumlu veya olumsuz etkiler.

Ayrıca hedefin cinsi (altın, gümüş, bakır, demir vb.), toprağın altında kalış süresi, toprak altındaki duruş şekli, hava şartları, kullanılan arama başlığının büyüklüğü ve kullanıcı gibi birçok faktör dedektörlerin derinliğini ve performansını etkiler.

Genelde kullanıcılarının dedektörlerde merak ettiği en önemli konu derinliktir! Dedektörlerin derinliğini etkileyecek birçok faktör vardır. Bunların en önemlisi arama yapılan arazideki mineral yapıdır.

Buna bağlı olarak; Hedefin duruş şekli, kalış süresi, cinsi (altın, demir, çelik, bakır, gümüş vb.), hava şartları ve kullanıcı faktörü dedektörün derinliğini etkileyecek başlıca unsurlardır.

Dedektörlerin çalşma prensipleri, frekansları, bobin özellikleri ve yazılımları da direkt olarak derinliği etkileyen diğer önemli unsurlardır.

Örneğin anakart ve analog kart kararlı (stabil) değil ve gürültüye açıksa bu ciddi bir sorundur.

Bu durum genellikle doğru ve uyumlu tasarlanmayan kartlarda görülmektedir. Yanlış hesaplanan yada hatalı uyarlanan yazılımlara sahip kartlarda da görülür ki; bütün bunlar derinliğini ve çalışma rahatlığını doğrudan etkileyen olumsuz faktörlerdir.

Alan Tarama Cihazlarının geçmişi 6000 yıl öncesine dayanır. İnsanlar belirli formlara sahip ağaç dallarını kullanarak su bulmayı keşfetmiş ve günümüzde ise bu mantık çalışan ile teknolojinin ışığı altında cihazlar üretilmekte ve bu cihazlar sayesinde sadece su tespit etmek için değil, yer altında var olan boşlukları, yoğun mineralleri, metal ve metal etkisine sahip elementleri ve en değerli metal olan altını bulmada büyük bir yardımcıdır.

 

Define aramalarında en çok kullanılan sisyemlerden Alan Tarama Cihazları toprak altında var olan defineleri ve boşlukları bulmamızda adeta bir klavuz görevini üstlenirler. Adeta bir avcının köpeği vazifesini görürler. Hedefi koklar ve o hedefe doğru ilerlemenizi sağlar.

Alan tarama cihazlarının defineye (hazineye) ulaşmada sadece yardımcı bir cihaz olarak kullanılmasını öneririz. Adında alnaşılacağı gibi büyük alanları (arazileri) tarar ve bu alanda uzun yıllar önce gömülmüş herhangi bir metal (define) veya boşluk var ise, kullanıcısını o Alana doğru yönlendirir ve hedefe yaklaştırır. Alan Tarama Cihazlarına güvenerek kesinlikle kazı yapılmamalıdır.

 

Alan tarama cihazları kullanımında amatör ve profesyonel kullanıclara göre tavsiye edilen sistemler vardır. Amatör kullanıcılarının veya çok fazla deneyim ve tecrübesi olmayanlar defineciler için alan tarama sistemlerinde karşılıklı iki kişinin alan tarama antellerini karşılıklı tutarak kullandığı sistemler önderilir. Bu sistemler etrafta herhangi bir hedef var ise o hedefe doğru istikamet verir.

 

Profesyonel ve tecrubeli alan tarama kullanıcılarına ise; tek kişinin kullanabileceği şekilde tasarlanmış olan sistemler önerilir.

 

Bu sistemlerde alan tarama cihazı göğüs hizasında ve yere paralel bir şekilde belli bir süre bekletilir ve verilen yön sayesinde harekete geçilir. Bu sistemler oldukça hasas ve herkes tarafından kullanılması zor sistemlerdir.Kullanıcının cihazıyla ilgili detaylı bilgi sahibi olması ve uzun süre gerçek arazide pratik yapması gerekçektedir. Aksi halde başarılı olması imkansızdır.

 

Bu sistemlerle hedefin noktalasal tespitini yapmak ve derinliği ile ilgili detaylı ve doğru bilgi almak neredeyse imkansızdır. Ancak bu alan tarama dedektörlerinin kullanıcısına fayda sağlayacağı kesindir.

 

Teorik olarak yer altındaki her metalin bir enerjisi oluşur. Biriken bu enerji yer altından 45 derecelik açılar ile her yöne doğru yayılmaktadır. Bu sinyaller yeryüzüne vardıkları sırada 90 derecelik dik bir açıya kavuşur ve takriben 100-180 cm daha yükselirler. Bu noktadan sonra tüm sinyaller, dünyanın manyetik çekim prensibine uygun olarak pusulanın her şartta kuzeyi göstermesi gibi, kuzeye doğru yönelir.

 

Prensip olarak Alan Tarama cihazları, statik enerjiyi kullanıcısından veya teknoloji ve bataryadan direkt olarak alıp hareket kabiliyeti olan mekanik bir sistemle hedefin yaydığı frekansları algılayarak (koklayarak) yön gösterir.

 

İstenen doğru sonuca varmak için Alan Tarama cihazının gösterdiği yönleri ve çalışma prensibini iyi anlamak gerekmektedir.

Toprak içinde bulunan minerallerin çokluğu ya da yoğunluğu Alan Tarama Cihazının kararsız davranmasına sebep olabilir.

 

Yer altında bulunan metal kütlenin veya boşluğun uzun süre bulunduğu yerde hiç açılmadan duruyor olması, metal kütlenin etrafında manyetik bir alan oluşturacaktır. Bu "Manyetik Alan”, cismin toprak altında kalma süresi uzadıkça daha da genişleyerek büyüyecektir. Manyetik alanın, metal etkisi nedeniyle metal objeleri daha büyük veya daha derinden tespit edilmesine hem sebep hem de yardımcı olacaktır.

Yukarıdaki resimde de görüldüğü gibi hedef, burada metal bir obje, 45 derecelik açılar ile tüm yönlere enerji frekansını yaymaktadır. Yüzeye ulaşan bu frekanslar dik bir açıya kavuşur ve yaklaşık 100-180 cm kadar daha yükselebilirler. Daha sonra bu frekanslar, kuzeye doğru yönelme eğilimindedir.

Alan Tarama cihazları bu etki alanının içinde bulunmak, cihazın hedef kaynağına doğru yönelmesine sebep olacaktır. Frekanslar her yönden geldiği için bu alanda net tespit yapmak kolay olmadığı gibi tecrübe gerektirecektir.

Yer altındaki hedefin yaydığı frekanslar çeşitli büyük ve sert objelere rastlayabilir. Bu resimde de gösterildiği gibi bir kaya parçası hedefin yaydığı frekansını açısal doğrusunu saptırmaktadır.

Bu durumda hedefin tespiti mümkün olsa bile, noktasal tespitini yapmak ancak bir dedektör ile mümkün olacaktır.

 

Hedef olarak nitelendirdiğimiz obje metal ya da boşluk olabileceği gibi, tabiatta benzer etkileri verebilen, yoğun mineralli bir kaya, su yatağı ya da büyük bir ağaç kökü de olabilir. Bu durumda Metal Dedektörleri metal tespit ve ayırım yetenekleri ile 3 boyutlu grafik gibi özellikleri sayesinde bulduğumuz obje için kazı yapıp yapmamaya karar vermemize kesin olarak yardımcı olacaktır.

Alan Tarama Cihazlarına güvenip kesinlikle kazı yapılmamalıdır.

Dedektör fiyatları ve güncel durum

Dedektör fiyatları tür, özellik ve marka değerlerine göre değişiklik göstermektedir.

Kullanım alanlarına göre değişiklik gösteren çok çeşitli dedektörler mevcuttur. Bunları başlıca Define, Altın, Güvenlik, Endüstriyel, Teknik, Askeri ve Balistik olarak özetleyebiliriz. Bu başlıca kategoriler de kendi içlerinde ayrışmaktadır. Kısaca aşağıdaki gibi sıralayabiliriz;

Define : Maden, Para, Görüntülü
Altın : Cüruf
Tek Para : Madeni para, altın, gümüş, bronz sikke
Güvenlik : Kapı Dedektörleri, Üst Arama Dedektörleri, X-Ray Görüntüleme Sistemleri, Araç altı görüntüleme sistemleri.
Endüstriyel : Gıda, Tekstil, Plastik sanayilerinde kullanılan dedektörler.
Teknik : İnşaat, Yol, Yapı, Su kaçağı, kablo-boru ve menhol kapak tespitlerinde kullanılan dedektörler.
Askeri-Balistik : Mayın ve bomba arama, suç unsurları, mermi ve kovan tespitleri için kullanılan dedektörler.

Özetle; 500.- TL’den başlayan hobi amaçlı basit dedektörlerden 60,000.-TL’ye varan fiyatlarda endüstriel dedektörler bulunmaktadır.

Define cihazları ve dedektörler aynı mıdır?

Daha önce de değindiğimiz gibi bir çok farklı tip ve türde dedektörler mevcuttur. Define cihazları da "dedektör” olarak adlandırılan genel kavrama dahildir. Ancak define cihazları sadece metale karşı duyarlı olup hedefi bulmada önemli bir rol oynamakla kalmıyor, aynı zamanda bazı üst segment Define Cihazları "boşluk” denen yer yapısı değişiklikleri de fark edebilecek özelliklere sahiptirler.

Bu da bu tür cihazları çok özel kılmaktadır. Bir define ararken yer yapısındaki değişimleri gözlemleyebilmek, dehliz, çukur, kuyu hatta yer altında kalmış bir oda ya da kulübe, tünel, yer altı derelerini fark edebilmesi ve kullanıcısının bilgisine rapor halinde sunabilmesi bu tür cihazları eşsiz bir dedektör yapmaktadır.

Bunların yanı sıra Tek Para ve Hobi Dedektörleri kategorisinde farklı yapılı dedektörler de mevcuttur. Bunlar yeni başlayan ve orta seviyedeki dedektörcülerin taleplerine hızlı ve daha uygun cevap verebilmek, aramalarda yüzeysel ve orta derinliklerdeki deneyimleri elde etmek amacını gütmektedirler.

Tek Para ve Hobi dedektörü kategorisinde bulunan cihazlar ile bir bir Define Dedektörünü kıyaslamak doğru bir yaklaşım olmaz. Her dedektörün kendi segmentinde üstün yanları vardır. Kullanıcı ihtiyacını iyi belirlemeli ve kendisine konu ile ilgili destek verecek kişi ya da firmayı doğru seçebilmelidir.

Görüntülü dedektörlerin farkları nelerdir?

Görüntülü dedektörler, verileri toplayıp kullanıcısına kendi ekranında çok detaylı bir şekilde raporlar sunar. Grafikler ile desteklenmiş üç boyutlu görüntüleri oluşturur ve bütün bunlar kullanıcısına hedefi daha doğru ve emin şekilde bulmasına katkı sağlar. Elbette zamandan çok tasarruf sağlar, zira derin kazılar yapıp yapmamayı ekrandaki verilerin ışığında kullanıcı kolaylıkla karar verebilecek donanıma sahip olur.

Ancak dünyadaki bugünün en üst teknolojisi bile yerin altından sağlıklı veya gerçekçi bir görüntüyü sadece sinyaller göndererek, kazmadan göstermeye kafi değildir. Böyle bir teknoloji henüz yoktur.

Ancak gelişmiş teknoloji kullanan Define Dedektörleri, metal objenin sinyal cins ve gücüne göre, sinyalin başladığı ve sona erdiği noktaları, sinyalin yansıma zamanlamasını ve şiddetine göre gelişmiş algoritmalarla hesaplayarak ekrana 3 boyutlu ve renkli grafikler çizebilmektedirler.

Bu görüntüler kullanıcısına detaylı olarak objenin ne derinlikte, ne boyutlarda , ne cinste bir metal olabileceği hakkında tahmini bilgiler sunabilmektedir.

Görüntülü dedektörler, bir arama sırasında elde edilen tüm ölçüm ve verileri çok hızlı bir biçimde işleyerek, parametreleri oluşturur. Bu verilerin ışığında yüksek verimli işlemciler ve gelişmiş yazılımı sayesinde hedefe odaklanmayı, çevre koşullarını doğru analiz etmeyi, görüntü ile desteklenmiş bir arama yapmayı garanti eder.

Görüntülü olmayan dedektörlerin aramalarda veya arama sonuçlarında kullanıcısına daha az ve kısıtlı bilgi sunacağı bilinmelidir.

Buna karşın görüntülü olduğu ileri sürülen fakat manyetometre yada gpr ile çalışan ve metal tespit işlemi için uygun olmayan bu sistemler ile elde edilen sonuçlar genellikle çok afaki olacaktır. Bu sistemlerin uygun ve doğru olmayan parametre seçenekleri, raporlama ve gerçek zamanlı üç boyutlu görüntüyü verememeleri ya da verseler dahi üreticilerinin bile yorumlayamayacağı anlamsız sonuçları, kullanıcı için hiçbir şey ifade etmeyecektir.

Bunların arasında önceden hazırlanmış ve aldatmaya yönelik, gerçek zamanlı ölçümlerle hiç ilgisi olmayan ve veri tabanından çağrılıp ekrana yansıyan görüntülü dedektörler dahi mevcuttur.

Hatta bilgisayar, tablet, cep telefonu gibi bazı popüler ve güvenirliği toplumca benimsenmiş başka teknolojik enstrümanlar ile dedektörlerini kombine ederek kendi ürünlerinde "kalite” algısını oluşturmaya çalışan bazı aldatıcı firmalar mevcuttur.

Bunlar; "Yerin altını net şekilde size vaat ediyoruz" tarzında sloganları ve 3 boyutlu gözlük gibi bazı aksesuarları da bu cihazları ile birlikte pazarlamaktadırlar.

Bunların tamamı pazarlama taktikleri olup kesinlikle aldatıcıdır. Bu tür yanıltıcı iddialar pazarlanmak istenen dedektörün kusur veya zafiyetlerini örtmeye yetmeyecektir.

Avrupa Uzay Araştırmaları Merkezinin 1999 yılında başlattığı uluslar arası "Hope” projesinde birden fazla teknolojik sistem bir araya getirilerek bilim adamlarının eşliğinde özellikle yer altını görüntüleme konusunda hassas ve çok yönlü araştırmalar yapılmıştır.

Bu araştırmalardaki asıl amaç metal dedektörüne benzeyen ancak görüntülü tespit ve teşhis yeteneğine sahip, üzerinde ekstra algılayıcıların olduğu bir mayın tespit cihazı geliştirmeye yönelikti.

Araştırmaların sonucu kifayetsiz olduğuna karar verilerek 2002 yılında proje sonlandırılmıştır.

Burada elde edilen sonuçlar da 30-40 cm çapında bir anti-tank mayınını ancak 2 ila 8 cm arasında görüntülemeyi başarabilmiş, 8-10 cm’den sonra anlaşılır bir görüntüye varamamışlardır.

Kendi elleri ile gömdükleri hedefi, çok özel şartlarda olmak kaydıyla görüntülemede 2-4 cm’den sonrası "şüpheli” sayılabilecek verilere ancak varılabilmektedir. Bu da bizlere maalesef günümüzün teknolojisi ile yerin altını basit de olsa görüntüleme imkanının neredeyse olanaksız olduğunu göstermektedir.

İnsan hayatından daha önemli bir şeyin olmadığı, savaşta veya barışta, mayın gibi çok önemli bir tehdidi görüntülemek ve bu sayede arazileri mayından temizleyebilme yeteneğini henüz hiç bir teknoloji sunamamaktadır.

Ancak gönderilen veya yansıyan sinyallerin bileşkesinden elde edilebilecek grafikler, metal değerleri ile kıyaslanarak kullanıcısına yol göstermek ve hedefi doğru tahmin etmek amacıyla gerçek zamanlı 3D grafikler ile raporlanabilmektedir. Bu da günümüzün en üst Dedekte Teknolojisini oluşturmaktadır.

Uzaydan uydu aracılığı, GPRS teknolojisini de katarak görüntü almak, hatta yerin altını görüntülemek, bu verilerden sonuç çıkarmak gibi bazı dedektör pazarlama yöntemleri dahi belirmiştir.

Çok ileri düzeyde teknolojiye sahip bir uydudan alınabilecek anlaşılır bir görüntü, yeryüzünde olmak koşulu ile, en az 2-3 metre çapında olmak zorundadır. Daha küçük bir objeyi fark edebilmek neredeyse imkansızdır. Özet ile; bir uydudan toprak altında ne olabileceği konusunda bir veriye ya da bilgiye varmak imkan dahilinde değildir.

Özellikle farklı toprak yapılarındaki değişimler ve sinyal kırılmalarını algılamak, engebeli bir arazide homojen ve stabil davranabilmek, güçlü işlemci – yazılım kombinasyonu ile verileri irdelemek ve bütün bu sonuçları çok kısa sürede kullanıcısının görüşüne sunabilmek ancak Görüntülü Dedektörlere mahsus bir özellik olarak öne çıkmaktadır.

Dolayısı ile gerçek zamanlı Görüntülü Dedektörler diğer salt metal dedektörlerinden ve diğer bu iddiada bulunan sistemlerden bariz şekilde üstündürler.

Uydudan görüntü alınır mı?

Uzaydan görüntü alma konusu çokça konuşulan ve ne yazık ki bilgi yetersizliğinden abartılıp yanlış anlaşılan bir söylentidir.

Gelişmiş ülkeler savunma ve iletişim amaçlı uydular üretebilmek için milyarlarca dolar harcarlar.

Bunlar hava trafiğini kontrol etmek, iletişim verileri aktarmak (tv, telefon, internet), meteoroloji uyduları veya kadastro (haritacılık) konularında yardımcı olabilecek uydulardan ibarettir.

Bu tür uydular yer üstünde duran ve en az 2,5 - 3 metre çapında olan bir objeyi (araç, bina, cadde, sokak vb.) algılayıp görüntüleyebilmektedir. Hiç bir şekilde yer altında olabilecek bir nesneyi görüntüleyebilme kabiliyetine sahip değillerdir.

Dedektörler uydudan takip edilebilir mi?

Cihazların uydu aracılığı ile takip edilmesi konusu teknik anlamda mümkün görünse de, üretici firmaların yasal olarak bu tür bir girişimde bulunması hukuken yasaktır.

Zaten takipten çok konum bildirme denilen bu teknolojide, yüzlerce hatta binlerce cihazı takip etmek için gerekli altyapının oluşturulması, çok yüksek maliyetler doğuracaktır. Bu da fizibilite olarak hiç bir üretici firmaların üstleneceği bir durum değildir.

Yasal olarak herhangi bir şekilde bir kişinin takibi veya izlenmesi kanunen yasaktır.

Bireyin rızası olmaksızın benzer bir girişimde bulunacak her kimse kanun önünde suç işlemiş sayılmaktadır.

Oysa dedektör üretimi de satışı da yasaldır ve yasalar herkes için bağlayıcıdır.

Üretilmesine izin verilen ve satışından vergisi ödenen her mamulün devlet tarafından güvencesi vardır. Bu güvence, tüketici haklarını kapsadığı gibi, insan haklarını da kapsamaktadır.

Bu sebep ile müşteriler için kaygı duyulacak hiçbir şeyin olmadığını ve kesinlikle müsterih olabileceklerini ifade edebiliriz.

İkinci El Dedektör Seçimi?

2. el dedektör ve aksesuarları, sıfır ürünlerine göre daha uygun fiyatlı olduğu için tercih edilir. Ancak bu seçimi yaparken cihazların sağlıklı (düzgün) çalışıp çalışmadığını arazide test etmeleri önerilir. Daha önceki sahibi tarafından ne şekilde kullanıldığı bilinmediğinden dolayı bu konu oldukça önemli ve hasas bir konudur.

Düzgün çalışmayan ve doğru veri alamadığınız bir dedektör ile yola çıkmak oldukça risklidir. Gerçekten bir hedef üzerinden herhangi bir sinyal almadan geçmek içten bile değildir. Ayrıca cihazın faturasının kesinlikle olduğundan emin olunmalıdır. Faturası olmayan bir dedektör, ruhsatı olmayan bir silah gibidir. Dedektörlerin faturası ruhsat yerine geçer.

Son olarak cihazın garantisinin olup olmadığı veya garanti süresinin ne kadar kaldığı da bir o kadar önemlidir. Birçok kullanıcı uygun olduğu için ikinci el dedektör tercih etmekte daha sonra çıkan arızadan dolayı cihaz onarımı için yüklü paralar ödemek zorunda kalmaktadır.

Kiralık Dedektör Seçimi?

Kiralık dedektör seçimi daha çok dedektör satın almaya ekonomik gücü yetmeyen ve de kısa süreli kullanımlar için tercih edilen bir hizmet türüdür.

Kiralık dedektör seçimi, 2. El dedektör seçimi gibi oldukça dikkat edilmesi gereken bir konudur. Öncelikle kiralamayı düşündüğünüz dedektörün amacınıza hizmet ettiğinden emin olmalısınız. Her dedektörün her amaca hizmet etmesi mümkün değildir. Her dedektörün kendine has avantaj ve dezavantajları vardır. Kiralık detektörlerle ilgili sorun yaşamamak adına şu hususlara dikkat etmeniz önerilir. Daha önce kiralık verilen bu cihazın sizden önce ne şekilde kullanıldığını bilme sansınız olmadığından, kesinlikle cihazların sağlıklı (düzgün) çalışıp çalışmadığını arazide test etmelisiniz. Ayrıca kısa bir süreliğine kullanacağınız bu dedektörün eğitimini kiralama hizmeti alacağınız firmadan kesinlikle almalı ve telefonla destek alacağınız firmaları tercih etmelisiniz. Kiralama hizmeti aldığınız firmanın önemi oldukça büyüktür. Bu ürünü kiralarken almış olduğunuz bilgilerin doğru ve abartıdan uzak olduğuna dikkat etmelisiniz. Ayrıca cihazın faturasının kesinlikle olduğundan emin olunmalıdır. Faturası olmayan bir dedektör, ruhsatı olmayan bir silah gibidir. Dedektörlerin faturası ruhsat yerine geçer. Bu nedenle faturası olmayan bir dedektörün kesinlikle kiralamamanız önerilir.

Dedektör videoları ne derece doğru bilgi verirler?

Dedektörler ile ilgili yapılan sayısız video vardır. Bunları popüler video arama motorlarında olduğu gibi dedektör üreticilerinin kendi sitelerinde de ayrıca bulmak ve izlemek mümkündür. Genellikle videolarda bir cihazın yapıp yapamayacağı her türlü durum gösterilebilir.

Günümüzde görüntülü çekim teknolojisi ve montajlama teknikleri çok gelişmiş ve kolaylaşmıştır. Burada en ayırıcı özellik videonun kimin tarafından çekilip yayınlandığıdır. Güvenilir kişi ve kuruluşlar tarafından yayınlanmış olması elzemdir.

Videolarda dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise; çekimin birden fazla açıdan, cihazın ayarları ve cihazın arama esnasında gösterdiği tepkileri bir arada yani eşzamanlı gösterebilmesidir. Böylece hem cihazın o esnadaki ayarlarını görebilir, bu ayarlarda da elde edilen sonuçları gözlemleyebilirsiniz. Gerektiğinde veya şüphelendiğimiz bir durumda, dönüp ilgili firmaya veya bayiye ulaşıp sunumu kendisine de tekrar etmesini rica edebilmelisiniz.

Kendisine, teknolojisine ve ürünlerine güvenen hiç bir firma veya bayi bu isteğinizi geri çevirmeyecektir.

Güvenlik dedektörleri nedir?

Güvenlik dedektörleri çağımızda hemen her alanda karşımıza çıkan, hayatı hem kolaylaştıran ve hem de daha güvenli kılan önemli bir unsur olarak özetlenebilir. Güvenlik dedektörleri insanların birlikte taşıdıkları eşyaları gözlemleyebilir. Çok hızlı bir şekilde tehlike oluşturabilecek madeni bir objenin varlığını sezebilir ve şüpheli kişinin güvenliği sağlanmış bölgeye girişi engellenebilir.

Güvenlik dedektörleri genellikle alış-veriş merkezleri, hava limanları, otogarlar, resmi daire ve kurumlar, oteller, güvenliği önemsenmiş tüm umuma açık yerler, konser ve gösteri alanları, toplantı salonları ve diğer kalabalık sayıda ziyaretçinin bulunabileceği hemen her yerde karşımıza çıkarlar.

Bunların en yaygın ve etkili olanlarının başında, hızlı sonuç veren ve bire bir insanların üzerinde bulunabilecek madeni objeleri (bıçak, silah, metal sopa, boru, kesici ve yaralayıcı diğer malzemeler) fark eden ve kısaca "ÜST ARAMA” diye adlandırılan güvenlik dedektörleri gelmektedir. Ayrıca bu dedekörler ile çanta, poşet, cep gibi kapalı taşıma araçlarının da kontrolü sağlanabilmektedir.

Daha sonra içinden geçmek sureti ile insanların üzerinde bulunabilecek metal objeleri fark eden ve "KAPI DEDEKTÖRLERİ” diye adlandırılan dedektörler gelmektedir. Her iki güvenlik dedektörü de aynı amaca yönelik olup, çevre güvenliğini azami derecede arttıran önemli unsurlardır.

Bunların dışında, azami güvenlik gerektiren yer ve binalarda, örneğin; Havalimanları, sınır kapıları, önemli kurum ve kuruluşlarda veya büyük alışveriş merkezlerinde "X-RAY” olarak adlandırılan dedektörler kullanılmaktadır. Bu dedektörlerin en büyük farkı, tarama alanının altında özel yansıtıcılar bulunmasıdır. Bu şekilde içinden geçen her hangi bir objenin ya da paketin (çanta, bavul v.b.). içinde farklılıklar gösteren cisimleri negatif tonlarda renklendirip bilgisayar ekranına yansıtmak sureti ile objelerin cins ve mahiyeti hakkında görsel bilgiler verebilmesidir.

Bu özellik, sadece altında yansıtıcılar bulunmasından dolayı kısa bir aralığa nüfus edebilecek mahiyettedir. Bu durum, diğer tüm dedektörler için söz konusu olamayacak bir özelliktir ve sadece güvenlik kontrollerinde belirli şartlar yerine getirildiğinde çalışabilecek sistemlerdir.

Bu tür güvenlik sistemleri, yoğun insan sirkülasyonu olan yerlerde, paket, çanta ve bavul gibi tek tek kontrol edilmesi zaman kaybettirip kapılarda beklemelere yol açabilecek durumlarda tercih edilmektedir.

Ayrıca insanların aranması kadar önemli bir diğer konu da araçların bilerek ya da bilmeyerek beraberinde getirebilecekleri tehlikeli maddelerdir. Bu konuda "ARAÇ ALTI GÖRÜNTÜLEME” sistemlerinden yararlanılır. Bazen basitçe bir ayna yardımıyla yapılan arama işlemi bazen de profesyonel olarak kameralı ve kayıtlı sistemler tarafından yapılır ve araç altına monte edilmiş olabilecek patlayıcıları veya saklanmış suç unsurları tespit edilebilir. Araç altı görüntüleme sistemlerinin bir faydası da kapalı otoparklara girmeye çalışan LPG li araçların tespit edilebilmesi.

Dedektör yapımı, dedektör nasıl yapılır?

Bilindiği gibi bazı internet sitelerinde ve forumlarda dedektör yapımı adı altında birçok şema ve bilgi paylaşımı yapılmaktadır. Şunu belirtmeliyiz ki paylaşılan bütün bu içerikler dedektör yapmaya yetecek bilgiler değildir. Konuya uzman olmayan kişiler tarafından paylaşılan bu bilgiler, radyo, televizyon veya elektronik eşya tamiri yapar gibi dedektör yapılabileceğini iddia etmişlerdir.

Dedektör yapımının uzmanlık, uzun bir AR-GE süreci, buna bağlı olarak ciddi bir yatırım gerektirdiğini ve üretim aşamasındaki bir çok detaydan bahsetmemişlerdir.

Bu konu, uzmanlık gerektiren bir iştir. 2-3 kişinin yapabileceği bir iş değildir. Sadece hobi amaçlı yapılan ve masada kısmen çalışan bu dedektörler, metale bip demekten öteye geçmezler. Sahada yani gerçek arazide çalışmaları çok zordur hatta imkânsızdır. Arazide çalışacak bir cihazı yapmak için yeterli donanıma sahip olmak gerekir.

Bu donanımlar sırasıyla; bütün dünyadan alınan saha bilgileri ve kullanıcı tecrübeleri (geribildirim / feedback), elektronik komponentler, mühendislik, mekanik ve analog aksamlardır.

Bütün bu unsurları değerlendirecek ve uyarlayabilecek profesyonel bir ekip gerekmektedir. Bu ekip, uzun zaman ve çalışmaların neticesinde dedektör bilgisini her yönü ile genişleterek, verileri biriktirir ve gelişmeyi beraberinde getirirler.

İleri teknolojiler vaat eden öncü firmalar bu işi profesyonel olarak yaparlar. Bu da firmaların ticari birer kuruluş olmalarından ileri gelmektedir. Büyük yatırımların yanı sıra, dünya çapında onlarca hatta yüzlerce dedektör test uzmanına ihtiyaç vardır. Bunların sunacağı raporlar ve geliştirmeleri koordine etmek başlı başına bir iştir. Ancak bu sayede tüm dünyadaki çeşitli arazi şartlarında en iyi şekilde çalışabilecek cihazı geliştirmek mümkün olabilmektedir. Bütün bunları organize edebilmek ise dünya çapında global bir marka olmayı gerektirir.

İnternet ortamında paylaşılan bütün hazır bilgiler basit bir anakart veya analog kart çiziminden öteye gidememektedir. Elinde dedektörü olan herkes bir anakartın çizimine çok basit bir şekilde ulaşabilir. Yayınlanan bu şemalar; eski, çalışmayan, vasat cihazların çizimlerinden ibarettir. Bilinmelidir ki; dedektörlerde metal algısı, metal ayrımı, araziye uyumluluk ve zamanlama en önemli noktalardır.

Bir dedektörde verileri anında hesaplayıp kullanıcısına bilgi aktaran ve göz ile görülmeyen kısmı "Yazılım” kısmıdır. Bütün üretici firmalar yazılımlarına ulaşılmaması için ürettikleri cihazları piyasaya kapalı kodlar veya şifreler altında sunmaktadırlar.

Hiç bir analog ya da dijital kart çizimi, iyi bir yazılım olmadan işe yaramayacak ve bir anlam ifade etmeyecektir.

İyi bir yazılım ise yıllar sürecek bilimsel deneyler ve bunlara bağlı Ar-Ge süreçleri ile profesyonel bir ekip tarafından ortaya konulabilir. Burada esas olan deneyimin ve teknolojik birikimin bir araya çok yönlü olarak getirilebilmesidir.

Kısaca; doğru ve iyi bir dedektörü tarif etmek için dört ana unsuru unutmamak gerektiğini hatırlatmalıyız.

Bunlar;
1- Analog Bilgi
2- Dijital Alt Yapı
3- Üst Düzey Bir Yazılım
4- Dedektör konusunda İleri Tecrübe

Bütün bu unsurları bir araya getirebilmek profesyonel (ticari) bir kuruluş olmayı gerektirir. Hobi maksatlı amatörce yapılan bir dedektör, ticari bir dedektörle mukayese edilmemelidir.

Dedektörle Arama Yapmak Yasal mı?

Arama ve tarama işlemleri mesai saatleri arasında gerçekleştirilmelidir. Tespitini gerçekleştirmiş olduğunuz define için kesinlikle kazı izni alınmalı ve izinsiz kazı yapılmalıdır.

Dedektörlerin ruhsatı var mıdır?

Firmamızdan satın alınan tüm ürünlerin teslimatı kesinlikle faturalı yapılır.

Ürün beraberinde almış olduğunuz fatura, dedektörünüzün ruhsatı olarak kullanılır.

Bu fatura cihaz beraberinde olduğu takdirde istediğiniz yerde bulundurabilir ve kullanabilirsiniz.

Kullanmış olduğunuz dedektörün faturası olmadığı takdirde çalıntı muamelesi ile el konulabilir ve hakkınızda dava açılabilir.

Definecilik

Dedektör sektörü arz-talep bileşkesine uygun olarak gelişmektedir. Dünyanın hemen her yerinde talebi ve ilgisi üst düzeydedir. İnsanlar tarih boyunca yaşadıkları toplumları, bunların geliştirdiği medeniyetleri ve en nihayetinde bizlere bugün çok eski dönemlerden miras kalan hem insan yapısı eşyalar ve hem de doğada bulunan, tabi kaynaklı değerli madenlere ilgi duymuş, merak etmiştir.

Dünyadaki insanlar bulundukları bölgelere göre farklı eğilimler geliştirmiş ve bunlara uygun dedektörler ile amatör ya da profesyonel olarak arayışlara girmiştir.

Buna göre bir genelleme yapmak gerekir ise, Türkiye’de özellikle tarihsel geçmişi bakımından zengin bir yeraltı mirası olması sebebi ile, dedektörcülerin bir çoğu "Define” dedektörleri ile arama yapmayı tercih etmektedirler. Aynı zamada ülkemizde "Tek Para” kategorisi de oldukça gelişmiştir.

Avrupa’nın hemen her yerinde "Tek Para” kategorisinde dedektörcülük rağbet görmektedir.

Arap bölgelerinde Define,kategorisi yaygındır.

Afrika ülkelerinde çok yoğun olarak "Altın Dedektörü” kategorisinde cüruf aramaları yaygındır. Özellikle Afrika’da medeniyet kalıntılarından ziyade doğal altın bulunması dedektörcülerin bu yönde eğilim göstermesine sebep olmuştur.

Amerika kıtasının kuzeyinde "Tek Para” ve "Altın Cihazı” öne çıkmaktadır.

Kıtanın güneyinde ise eski ve gelişmiş medeniyetlerin varlığı, arama yapanları "Define” cihazlarına yönlendirmiştir.

Asya kıtasında hemen her tarz cihaz ile arama yapan dedektörcüler bilinmekle birlikte, Avustralya kıtasında yine "Altın ve Tek Para” dedektörleri öne çıkmaktadır.

Definecilik ruhsatı nedir?

Kültür ve Turizm Bakanlığının 1984 yılında 18294 sayılı Resmi Gazetede yayınladığı yönetmeliğe istinaden;

Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nda belirtilen yerler dışında;

Define arama, istenecek belgeler, arama usulü ve çıkacak defineden aramayı yapana tanınacak haklara ilişkin esaslar bildirir genelgedir.

Özet olarak;

- Define aramak isteyenler, define arayacakları yerin bağlı olduğu mülki amirine bir dilekçe ile müracaat ederler.
- Dilekçede arama maksadı açıkça belirtilir ve define aranacak yerin il, ilçe, bucak, köy, mahalle, sokak ve ev numarası bildirilir. Ayrıca bu yerin ekili, dikili, meskun, gayrimeskun, tapulu ve tapusuz olup olmadığı ve kime ait bulunduğu açıklanır.
- Define aranacak yer 100 metreyi geçemez. Bu yer verilecek fotoğraflarla harita veya krokiler üzerinde işaretlenir.
- Aranacak alanın Sit Alanı veya Mezarlık olmaması şartı aranır.
- İlgili Müze Müdürlüğünce verilecek "Define Arama Ruhsatı” düzenleme tarihinden itibaren 1 yıl geçerlidir ve geçerlilik tarihi içinde hava şartlarından dolayı bir defaya mahsus 1 ay uzatılabilir. - Aramalar esnasında gözetmen tayin edilebilir.
- Kazılar sırasında oluşabilecek hasar ve zararların telafisi arama ruhsatını alan ilgiliye aittir. - Define aramasında çıkan buluntular Bakanlıkça tayin edilecek uzman heyetine incelettirilir. Elde edilecek buluntular Kültür ve Tabiat Varlığı ise müzelere, define ise Maliye ve Gümrük Bakanlığına teslim edilir.

- Bulunan definenin Maliye ve Gümrük Bakanlığınca geçer akçe olarak değeri tespit edilir. Define Hazineye ait arazide bulunmuşsa %50'si aracıya (ruhsatlı arama yapan kişiye), özel veya tüzelkişilere ait arazide bulunmuşsa, %40'ı aracıya (ruhsatlı arama yapan kişiye ve %10'u ise mülk (arazi) sahibine verilir.

Kalanı da hazineye devredilir. Bu bilgiler ışığında; dedektör alımı ve satımı serbest ve yasaldır. Define arama ve çıkabilecek defineden hak talep etme konusu kanuna bağlanmış olup, ilgili ruhsat ile serbest bırakılmıştır.

Define Arama Yönetmeliği

(Bu mevzuat sayfaları Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından derlenmekte ve güncellenmektedir.)

(Resmi Gazete Tarihi: 27 Ocak 1984 Resmi Gazete Sayısı: 18294)

Amaç

Bu yönetmeliğin amacı; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nda belirtilen yerler dışında define aramalarında uyulacak esasları belirlemektedir.

Kapsam

Madde2: Bu yönetmelik, define arama ruhsatının verilmesine, define arayıcıdan istenecek belgelere, aramanın nasıl yapılacağına ve çıkan defineden arayıcıya tanınacak haklara ilişkin hükümleri kapsar.

Dayanak

Madde3: Bu yönetmelik 2863 sayılı Kanun'un 6 ve 50 nci maddeleriyle, Medeni Kanun'un 696 ve 697 nci maddeleri uyarınca hazırlanmıştır.

Kısaltmalar

Madde4: Bu yönetmelikte geçen:

"Bakanlık", "Kültür ve Turizm Bakanlığını,

"Müze"; Eski eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğüne bağlı Müzeleri, ifade eder.

Müracaat

Madde5: Define aramak isteyenler, define arayacakları yerin bağlı olduğu mülki amire bir dilekçe ile müracaat ederler.

Madde6:Dilekçede arama maksadı açıkça belirtilir ve define aranacak yerin il, ilçe, bucak, köy, mahalle, sokak ve ev numarası bildirilir. Ayrıca bu yerin ekili, dikili, meskun, gayrimeskun, tapulu ve tapusuz olup olmadığı ve kime ait olduğu açıklanır.

Madde7:

a)Define aranacak sahanın yetkili teknik elemana çizdirilmiş, İl Bayındırlık Müdürlüğünce tasdikli, 1/500 ölçekli tasviye münhanili haritası veya krokisi,

b)Krokisi çıkarılamayacak ev ve bunun gibi yerler için ise ada, parsel ve çap numarasını belirten vaziyet planı,

c)Uzaktan ve yakından olmak üzere çeşitli yönlerden çekilmiş net fotoğrafları,

d)Define aranacak yer sahipli ise; gerçek kişilerden noterden tasdikli muvafakatname, tüzel kişilerden de yetkili organlarından alınacak muvafakat yazısı,

eklenir.

 

Madde8: Define aranacak yer 100 m2yi geçemez. Bu yer verilecek fotoğraflarla harita veya krokiler üzerinde işaretlenir.

Madde9:Mülki amir, define aranacak yerin 2863 sayılı Kanun'un 6ncı maddesinde belirtilen yerler ile tesbit ve tescil edilen sit alanları ve mezarlıklar içinde olup olmadığını, define aranmasından sakınca bulunup, bulunmadığını, en yakın müze müdürlüğüne tesbit ettirir.

Madde10: Müze Müdürlüğünce, müracaat uygun bulunduğu takdide define arama ruhsatı verilir. Ruhsatname bir yıl sürelidir. Define araması aralıksız en çok bir ay devam eder. Hava muhalefeti veya tabii afetlerden dolayı bu süre içinde bitirilemezse bir defaya mahsus olmak üzere mülki amirce en çok bir ay daha uzatılabilir.

Madde11: Define araması, define aranacak yere en yakın müzeden görevlendirilecek ihtisas elemanı başkanlığında, Maliye ve Gümrük ve İçişleri Bakanlıklarının mahalli birer temsilcisi gözetiminde yapılır.

Genel Hükümler

Madde12: Define aranacak yeri incelemeye gidecek müze ihtisas elemanı ile, aramada bulunacak ihtisas elemanı, Maliye, Gümrük ve İçişleri Bakanlıkları temsilcilerinin yol masrafı ve birinci derece devlet memuru harcırahı üzerinden yevmiyeleri define arayıcısı tarafından ödenir. Bu yevmiler günlük zorunlu giderleri karşılamadığı takdirde, aradaki fark yevmiyelerin %50'sini geçmemek şartıyla define arayıcısı tarafından ayrıca ödenir.

Madde13:Define aramasından doğacak zarar ziyan ve kazı yapılan yerin eski haline getirilmesi ile ilgili masraflar define arayıcısına aittir. Bu masrafların tahmini tutarı ilgili müze müdürlüğünce tesbit edilir.

Madde14:Define arama yerini incelemeye gidicek müze ihtisas elemanın harcırahı önceden 12 ve 13. maddelerde yazılı diğer harcamalar ise arama başlamadan önce arayıcı tarafından bir devlet bankasına müze müdürlüğü adına yatırılır.

Müze Müdürü aramadan önce görevlilere avans öder.

Hizmetin yerine getirilmesinden sonra görevlileri verecekleri hakediş belgelerine göre kesin hesap yapılır. Artan para aracıya iade edilir.

Madde15:Çalışmalar, görevliler ile arayıcının imzasını taşıyan tutanaklarla günü gününe tesbit edilir. Bu tutanaklar ve arama sonunda tanzim edilecek nihai tutanak Bakanlığa gönderilir.

Madde16:Define aramasının mevzuat hükümlerine göre ilgililerce durdurulması halinde arayıcı hiçbir hak, zarar ve ziyan talebinde bulunamaz.

Define aramalarında kültür ve tabiat varlığı bulunduğu takdirde arama derhal durdurulur ve durum Bakanlığa bildirilir.

Arayıcı bulunan kültür ve tabiat varlıkları üzerinde hiçbir hak iddia edemez.

Madde17: Define aramasında çıkan buluntular Bakanlıkça tayin edilecek en az üç kişilik bir uzman heyetine incelettirilir. Elde edilecek buluntular kültür ve tabiat varlığı ise müzelere, define ise Maliye ve Gümrük Bakanlığına teslim edilir.

Madde18: Bulunan definenin Maliye ve Gümrük Bakanlığınca geçer akçe olarak değeri tespit edilir. Define Hazineye ait arazide bulunmuşsa %50'si arayıcıya, özel veya tüzel kişilere ait arazide bulunmuşsa, %40'ı arayıcıya, %10'u ise mülk sahibine verilir.

Kaldırılan Hükümler

Madde19: 14 Eylül 1973 gün ve 14855 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Define Araştırılması İle İlgili Yönetmelik" yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

Madde20:Bu Yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde21: Bu Yönetmeliği Kültür ve Turizm Bakanı, Maliye ve Gümrük Bakanı yürütür.

Define Arama (Kazı) Ruhsatı sahibinin maddi sorumlulukları var mıdır?

Define aranacak yeri incelemeye gidecek müze ihtisas elemanı ile aramada bulunacak ihtisas elemanı, Maliye, Gümrük ve İçişleri Bakanlıkları temsilcilerinin yol masrafı ve birinci derece devlet memuru harcırahı üzerinden yevmiyeleri define arayıcısı tarafından ödenir. Bu yevmiler günlük zorunlu giderleri karşılamadığı takdirde, aradaki fark yevmiyelerin %50'sini geçmemek şartıyla define arayıcısı tarafından ayrıca ödenir.

Define aramasından doğacak zarar ziyan ve kazı yapılan yerin eski haline getirilmesi ile ilgili masraflar define arayıcısına aittir. Bu masrafların tahmini tutarı ilgili müze müdürlüğünce tespit edilir.

Define arama yerini incelemeye gidecek müze ihtisas elemanın harcırahı önceden yukarıda belirtilen harcamalar arama başlamadan önce arayıcı tarafından bir devlet bankasına müze müdürlüğü adına yatırılır.

Define arama kazısı sonucunda bulduğum defineden ne kadar pay alırım?

Bulunan definenin Maliye ve Gümrük Bakanlığınca geçer akçe olarak değeri tespit edilir. Define Hazineye ait arazide bulunmuşsa %50'si arayıcıya, özel veya tüzel kişilere ait arazide bulunmuşsa, %40'ı arayıcıya, %10'u ise mülk sahibine verilir.

Arama yapmanın yasak olduğu alanlar nerelerdir?

Sit alanları, askeri bölgeler, mezarlıklar ve özel şahıs arazileridir ve kesinlikle izinsiz arama ve kazı yapılamaz.

Dedektör ile gece arama yapabilir miyiz?

Gece karanlığında arama yapmanız kötü niyete girdiğinden dolayı yasal değildir.

Arazide arama yaparken yakalanırsak ne yapmalıyız?

Arama yapmanın yasak olduğu alanlarına (Mezarlık, askeri alan, sit alanı, özel şahıs arazilerine) girmediyseniz cihazınızın faturasını gösterin ve burada define aradığınızı yerin tespit edilmesi halinde ruhsatlı kazı iznini alacağınızı ve kazıyı bu şekilde gerçekleştireceğinizi iletin.

Kazı yaparken yakalanırsak ne olur?

Elinizde cihaz yoksa orayı neden kazdığınızı izah etmelisiniz. Ancak yanınızda dedektör var birde defineyi bulmuş iseniz avukatınızla görüşmenizde fayda var.

Dedektörünüzün Sahte Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Dedektör piyasasına çok fazla sayıda markanın sahtelerine rastlamaktayız.

Bu sahte define dedektörleri dış görünüş itibariyle orijinalleri ile aynı gibi görünmekte ancak arazi ortamında gösterdikleri performansları itibariyle kesinlikle orijinallerininki gibi olmamaktadırlar.

Fiyat olarak orijinallerinden daha ucuz bir fiyata rastlarsanız, mutlaka şüpheyle bakmanızı öneririz. Cihazınızın seri numarasının ve garanti belgesinin olduğuna emin olunuz ve faturasız cihaz kesinlikle almayınız.

Bu gibi sahte dedektörlerle karşılaşmamak ve mağdur olmamak adına sektörün en profesyonel ve kurumsal firması özelliğini taşıyan Dedektorburada.com ile irtibata geçin.

Dedektör Üretmek

Basit bir şekilde dedektör üretmenin nasıl yapılacağını anlatan ve de basit devre şemalarını paylaşan İnternette yazılı ve görsel olarak birçok bilgiye ulaşmak günümüzde oldukça kolay hale gelmiştir.

Merdiven altı üretim diye tabir ettiğimiz dedektörler her geçen gün artmakta ve dedektör piyasası tabiri caizse tam bir dedektör çöplüğüne dönmektedir. Bu üretimi yapan kişiler ufak bir elektrik ve elektronik bilgisiyle dedektörler üretmeye ve bu ürettikleri dedektörleri satarak bunun ticaretine başlamışlardır. Ancak bu ürünleri alan kullanıcıların cihazları bir süre sonra arızalanmakta ve bu arızayı giderecek ne bir firma ne de bir teknik servis bulunamamaktadır. Bugün var, yarın yok olan bu merdiven altı dedektör üreticilerinde uzak durulmasını şiddetle tavsiye ederiz.

Dedektör kullanıcılarının kurumsal ve yılların deneyimine sahip, ciddi ar-ge yatırımı yapan üretici firmaları tercih etmeleri gerekmektedir.

Dedektör kullanıcılarını memnun edebilecek derinlikte, metal ayrımında, ergonomisinde ve kalitesinde dedektörler üretmek sanıldığının aksine oldukça zordur. Başarı oranı yüksek metal dedektörler üretmek, Uzun bir AR-GE süreci, buna bağlı olarak ciddi yatırımlar gerektirdiği bilinmelidir.

Üretilecek dedektörün amacını belirlenir ve bu amaca göre mühendisler ekibi tasarımı, yazılımı, donanımı, ergonomik yapısı, cihazın sürekli olarak kararlı ve farklı toprak yapılarında rahatlıkla çalışması gibi kriterlere göre çalışmalara başlanır, ürünün seri üretimine geçmeden önce birçok testte tabi tutulur.

Dedektör tasarım ve üretiminde kullanılan ekipmanlarda alınan sonuç üzerinde oldukça etkilidir.

Dedektör sinyallerini sağlıklı olarak dijitale aktarabilmede çok önemli bir konudur ki bu da yazılım mühendislerinin tecrübe ve deneyimleri önem kazanır.

Merdiven altı bir üreticinin tek başına tasarımı, yazılımı, donanımı ve dedektörlerde kullanılan (ekipmanların) kompenentlerin araştırmasını ve satın almasını sağlaması kesinlikle mümkün değildir.

Genelde yapılan ve en basit yol daha önce üretilmiş bir ürünün kopyalanmasıdır ki, onu bile doğru bir biçimde kopyalayamamaktadırlar.

Dedektörlerde en çok kullanılan "Very Low Frequency - (VLF)" ve "Pulse Induction - (PI)" teknolojilerinde başarılı ve profesyonel dedektörler üretmek için ciddi mühendislik hesapları ve ciddi iş gücü gereklidir.

Özet olarak; amatör bir biçimde üretilmiş bir dedektörün, kesinlikle ticari bir değeri yoktur ve mağduriyet yaşanmaması bakımında itibar ve tercih edilmemesi gerekir.

Türkiye’de Defineler Genelde Nerede Olur?

Define arayanları öncelikle şunu bilemelerinde fayda var. Geçmiş dönemde insanlar altınlarını, mücevherlerinizi ve birikimlerinin korumak adına kendi bildikleri ve sonradan rahatlıkla bulabilecekleri, kimsenin bulamayacağı yerlere saklarlardı.

 

Define diye tabir ettiğimiz değerli para ve eşyaları gömen kişi yaşadığı yerlere yakın, her zaman kontrol edebileceği bir yer olması dikkat ederdi. Bu bakımdan eski yerleşim bölgelerini bilmek nerelere bakacağımız konusunda bizlere yol gösterici olacaktır.

Defineyi gömen kişi daha sonraki zamanlarda nereye gömdüğünü rahatlıkla bulabileceği yerleri tercih ederdi. Bu da genelde çatal diye tabir edilen dere çatalı, yol ayrımı ve makas yapan yerler, dört yol ya da derelerin birleşme noktaları definin gömüleceği yer olarak oldukça idealdi.

Ayrıca bu bölgelerde dikkat çekici ve uzun yıllar içinde kaybolmasının mümkün olmadığı;

Büyük bir ağaç, kaya parçası, tepe ve farklı taşlar ve taşlar üzerinde bulunan işaret ve semboller bu bölgede define olma olasılığını arttırır.

Definenin saklandığı bir diğer yer ise genelde çeşmeler ve pınarlar.

Çeşmelerin arka kısmında var olan tepeler define saklamak için kullanılan önemli alanlardır. Çeşmenin üzerindeki işaretler bize definenin nerede olabileceğini işaret edebilir.

Ayrıca çeşme üstlerinde bulunan tepe üzerinde yaşlı ağaçlar vardır. Ağaçların etrafında bulunan taşlar herkesin yerinden oynatabileceği büyüklüktedir. Bu taş alt tarafına bakılmasında fayda var.

Define arayanların sıklıkla aradığı yerlerden biride değirmenlerdir.

Değirmenciye ait parayı ve birikmişini sakladığı düşünülür ama değirmenci genelde parasını değirmene değil de evine saklama ihtimali daha fazladır.

Ermeni ve Rumların gömdükleri defineler genelde yaşlı ağaçların altı olmuştur. Genelde Rumlar ağacın tam altına defineyi saklamayı tercih ederlerken, Ermeniler ise ağacı hedef alarak belirler ve belli bir adım mesafeye defineleri gömerlerdi.

Definecilerinbakmasında fayda gördüğümüz önemli yerleden bir diğeri ise; düz bir arazide dikili bir taş, yaşlı bir ağacın etrafında olabilir.

Defineyi gömen kişi; etrafa herhangi bir işaret ve sembol koymadan hedef seçtiği nesneyi adımlayarak şifreyi kafasına yazar ve gider, burada önemli olan hedef seçtiği nesne ile araya koyduğu mesafedir. Bunu tahmin etmek tabi ki imkânsızdır. Ancak düz arazilerde karşımıza çıkan çökme yığma gibi doğaya aykırı unsurlar definecilerin ilgilenmesi gereken önemli yerlerdir.

Büyük çakıl yığınları Roma dönemine ait Tümülüs olabilirler. Küçük yığınların ise mezar olma olasılıkları yüksektir ve birçoğunda mezar hediyesi bulunabilir.

Savaş döneminde kalma kale surlarının önlerinde muhtelif sikke, savaş malzemesi bulunabilir.

Yığma tepeler tümülüs ve höyük yapıları olabilir.

Şelalenin arka kısımlarında mezar ve gömü bulunma ihtimalide yüksektir.

Dini yapıların çeşitli yerlerinde bulunma ihtimali unutulmamalıdır.

Çeşitli medeniyetlere ait mezarlık alanlarında mezar hediyeleri bulunabilir.

İnsan yaşantısına uygun mağara önlerinde o dönemde yaşamış insanlara ait muhtelif araç ve gereçler bulunabilir.

İnsanlar yaşadıkları yerlerde mutlaka bir kalıntı bırakmışlardır,

Defineci çıplak göz önce etrafındaki doğayı iyice gözlemlemeli, bulunduğu arazının geçmişte insan yaşamına elverişli olup olmadığına bakılmalıdır. Bu bölgede dikkatini çeken yukarıda belirttiğimiz unsurlar etrafında yoğunlaştırıp araştırmaya başlamalıdır.


Lütfen yasal izin almadan kazı işlemine kesinlikle kalkışmayın ve hiçbir şekilde tarihi yapıyı, tahrip etmeye yönelmeyin.

Metal Dedektörü Ne İşe Yarar ve Nerelerde Kullanılır?

Tespit etmek istenilen metal objeleri algılama özelliğine ve teknolojisine sahip cihazlara metal dedektör denilmektedir.

Metal dedektörlerinin kullanım amacı ve kullanım alanlarını şu şekilde sıralayabiliriz. Define Dedektörleri, Güvenlik Dedektörleri, Endüstriyel Dedektörleri, tespit dedektörleri, tekstil metal dedektörleri, gıda dedektörler, plastik ve geri dönüşüm endüstrisi dedektörler, X- Ray cihazları, kapı tipi metal dedektörleri, üst arama dedektörleri, mayın arama dedektörleri, olay yeri inceleme dedektörlerini sayabiliriz.

Dedektör olarak tanımlanan ancak metal tespiti yapmayan bazı dedektörlerde mevcut; Yangın Dedektörleri, Uyuşturucu Tespit Dedektörleri, Hırsız Alarm Dedektörler, Gaz Dedektörleri, Koku Dedektörleri, Duman Dedektörü, Kimyasal tespit Dedektörler, Su Kaçak Dedektörleri, Rogar ve Menhol Dedektörleri, Boru, Kablo, Vana Tespit Dedektörleri.

Define, Hazine, Tümülüsler, Höyükler, Tek Para, Yeraltı Şehirleri, Yeraltı Odaları, Kaya İçi Mezar Odaları, Tarihi Kalıntıların yerlerini tespitinde kullanılan en yaygın dedektör çeşit ve teknolojileri;

VLF Dedektörler, Pulse Dedektörler, 2D (2 boyutlu) Görüntülü Dedektörler, 3D (3 Boyutlu) Görüntülü Dedektörler, Alan Tarama Cihazıları, Manyetometre Dedektörler, Gradiometre Dedektörler, Rezistivite Dedektörler, GPR Radar Tipi Dedektörleridir.

Metal Dedektörlerinin Çalışma Mantığı?

Dedektörler radyo frekansı ile çalışan cihazlardır.

Üzerinde bulunan bobinler alıcı ve verici kısmını oluştururlar. Verici kısımda üretilen elektromanyetik dalga bir metale rastladığı zaman, metal üzerinde bir akım indüklenir (faraday akımları - girdap akımları). Bu metal üzerinde indüklenen akım, bir manyetik dalga üreterek, dedektör üzerindeki alıcı bobin üzerinden akım geçmesini sağlar. Elde edilen sinyal, bir yükselteç yardımıyla güçlendirerek ses sinyaline ve görüntülü olarak bildiririm verir.

Dedektör başlıkları üzerinde ki bobinlerin konumu iyi ayarlanmalıdır.

Metalin cinsi ve boyutuna göre manyetik alanda değişik algılamalar olabilir, metalin yüzeyi ne kadar büyükse bulma süresi kısalır.

Toprağın içindeki bazı mineraller, toprağın iletkenliğinin artmasına ve metallerin oksitlenip metallik özelliğinin azalmasına neden olabilir.

Doğalgaz, su boru hatları, elektrik kabloları dedektörü yanlış algılamaya yönlendirebilir.

Dedektör Türleri:

Düşük frekans ösilatörlü dedektör (Very Low Frequency)

En çok kullanılan dedektör tipidir. İki bobin vardır. Alıcı ve verici bobinleridir.

Darbe frekans dedektör (Pulse Induction)

Çoğunlukla hassas işlerde kullanılır.

Tek bobin vardır. Derinlik ölçüm aralığı geniştir. Tuzlu su, mineralli topraklarda kullanılır.

Metal Ayırımı:

VLF tipi çalışan dedektörler metal ayrımında en iyi yöntemdir. Bu şekilde verici bobinden sabit manyetik alan gönderilir ve alıcı bobinden yansıyan sinyal bu alınır. Alınan sinyalde bir faz değişimi varsa bu yakınlarda bir metal olduğu anlamına gelir. Her metalin kendine özel bir faz kayması vardır.

Görüntülü Define Dedektör Özellikleri

Geçmişten günümüze zengin olma hayalleriyle birçok insan hazine ve defineler peşinde koşmuştur.

Define bulmak hayaliyle yaşayanlar için üretilmiş ve oldukça gelişmiş define arama dedektörleri kullananlar tabi ki çok daha şanslıdırlar.

Gelişen teknolojiler sayesinde görüntülü yeraltı arama dedektörleri; toprak altındaki boşlukları ( Tümülüs, höyük, yer altı mezarları, gizli sığınakları, mahzenler, kaya içi mezarlar ve tünelleri), altın, değerli eşyaları, mücevherleri ve defineleri çok daha kolay tespit eder hale geldiler.

Metal tespiti yapan ve metalin ne tür bir metal olduğunu ayırabilen, yüksek doğruluklarda sonuçlar verebilen görüntülü altın arama teknolojileri boşlukları da tespit etmekteki başarısıyla diğer teknolojilerden daha farklı bir yer almaktadır.

Bu ürünler mükemmel elektronik alt yapısı, akıllı yazılım, sinyal işleme ve şekillendirme özellikleri sayesinde toprak veya kayaç zeminler içerisinden elde edilen verileri 2D (2 boyutlu) ve 3D (3 boyutlu) olarak grafiklere dönüştürmekte, aynı zamanda da metal türünün altın, kıymetli metal, kıymetsiz metal, demir, çelik şeklinde ayırımını yapmaktadır.

Ayrıca boşluk içerisindeki metalleri göstermekte; tespit edilen hedeflerin derinliklerini metre ve cm cinsinden ekrana sunmaktadır.

Define Bulmanın İncelikleri

Defineye ulaşmak adına kullanılan metal dedektör özellik, derinlik ve kullanım amaçları birbirinde farklı olabilmektedir.

Define aramak ve bulmak uygun cihazı tespit etmek ve bunu doğru bir şekilde kullanmaktan geçer.

Dedektorburada.com firması amacınıza uygun metal dedektörlerini, yeraltı görüntüleme sistemlerini ve alan tarama dedektörlerini sizlere sunar ve hayallerinizin gerçekleşmesini sağlar.

Herhangi bir satıcıdan herhangi bir ürün temin etmek oldukça kolay ve basittir.

Ancak günümüzde yüzlerce çeşit dedektör ve bu ürünlerin farklı farklı özellikleri vardır.

Önemli olan bu ürünlerin tam manasıyla ne iş yaptığı ve ne amaçla üretildiğini bilmek ve bu bilgiler ışığında müşterileri için doğru ürünü tespit etmekten geçer.

Dedektörlerle ilgili en fazla sorulan soruların başında metal dedektörlerinin derinliği be kadardır sorusudur. Bu sorunun cevabı sanıldığı kadar kolay değildir.

Derinlik birçok değişkene bağlı olarak derinlik de değişir:

Bunlar toprağın mineral yapısı, dedektörler genelde daha az mineralli toprakta daha derinde algılama yaparlar.

Aranan metalin şekli (yuvarlak, ince, uzun, kalın) ve metalin cinsi (altın, gümüş, bakır vb.) derinliği olumlu ve olumsuz etkileyen önemli faktörlerdir.

Aranan metalin yer altında duruş şeklide oldukça önemlidir.

Aranan objenin veya boşluğun büyüklüğü (çapı) büyüdükçe derinlik doğru orantı olarak artar.

Manyetometre Nedir ve Nasıl Çalışır?

Dünya’nın manyetik alanı ile ilgili çalışmalar yıllardır yapılmaktadır. Bu manyetik alan ölçümü ve yoğunluğunu hesaplamak için manyetometreler kullanılmaktadır.

Manyetometre olarak da adlandırılan gauss metre, manyetik alan gücü ve yönünü ölçme de kullanılan cihazdır. Manyetik alanın vektörel olarak gücü ve yönü ile karakterize edilir. Manyetik alan SI biriminde Tesla ile CGS biriminde Gauss olarak ifade edilmekte olup 10.000 Gauss, 1 Tesla’ya eşittir. Manyetometreler iki genel amacı ölçmek için kullanılırlar.

- Ferromagnet bir malzemenin mıknatıslanmasını ölçmek

- Bir noktada ki manyetik alan şiddeti ve yönünü ölçmek

Manyetometreler ile çeşitli tarzda ölçüm yapmakta olup dünyanın manyetik alanı ve jeofizik araştırmalarında manyetik tespitler için kullanılır.

Manyetometreler ile vektörel ve skaler olarak ölçüm yapılmaktadır.

Metal detektörü olarak da kullanılmaktadır ve sadece manyetik metalleri tespit edebilmektedir. Manyetometreler geleneksel metal detektörlerinden daha derinlerde ölçüm yapabilir ve daha büyük metalleri tespit edebilir. Son yıllarda gelişen teknoloji ile entegre boyutlarında üretilerek daha ucuz maliyetli olarak kullanımı artmıştır. Akıllı cihazlarda da kullanılmaktadır.

Manyetometre Uygulamaları:

- GPS sistemlerinde

- Araç fren sistemlerinde

- Uzay, havacılık ve denizcilik alanında

- Maden ve jeofizik araştırmalarında

- Arkeolojik çalışmalarda

- Akıllı cihazlarda kullanılmaktadır.

Manyetometre İle Define (Hazine) Bulmak Mümkün mü?

Magnometre (Manyetometre); manyetik alanın yoğunluğunu ölçmeye yarayan bir araçtır.

Manyetik alan, bir mıknatısın mıknatıssal özelliklerini gösterebildiği alandır.

Manyetik maddeler; Manyetik alandan etkilenen ya da manyetik alanı etkileyen maddelerdir.

Demir gibi yumuşak malzemeler kolay mıknatıslanırlar ancak mıknatıs etkisinden uzaklaşınca manyetik (mıknatıs) özelliklerini kolay kaybederler.

Nikel ve kobalt gibi sert malzemeler ise daha zor mıknatıslanırlar ancak mıknatıslık özelliklerini yumuşak malzemelere göre daha uzun süre koruyabilirler.

Manyetik alan, bir mıknatısın mıknatıssal özelliklerini gösterebildiği alandır.

Manyetik maddeler; Manyetik alandan etkilenen ya da manyetik alanı etkileyen maddelerdir. Demir gibi yumuşak malzemeler kolay mıknatıslanırlar ancak mıknatıs etkisinden uzaklaşınca manyetik (mıknatıs) özelliklerini kolay kaybederler. Nikel ve kobalt gibi sert malzemeler ise daha zor mıknatıslanırlar ancak mıknatıslık özelliklerini yumuşak malzemelere göre daha uzun süre koruyabilirler.

Manyetometrelerin önemli kullanım alanlarından biri de dünyamızın manyetik alanının ölçülmesidir. Dünyanın manyetik alanındaki düzensizliği ile bir manyetometre demir, bakır cevheri gibi metal yeraltı kaynaklarının nerede olduğunu tespit edilebilir.

Manyetometre ile günlük hayatta en fazla karşılaştığımız alanlardan biri de güvenliktir. Havaalanları, emniyet kontrol noktaları, alış-veriş merkezleri yani toplu alanlara giriş yapanların üzerinde silah vb. metal olmadığı taranır. Eğer kontrol noktasından giriş yapan kişinin üzerinde manyetik bir nesne varsa, kontrol noktasından geçerken manyetik cisim alanda bozulmaya yol açar ve bozulma tespit edildiğinde alarm çalar.

Manyetometre’nin çalışma prensibi ile define avcıları yer altında gizlenmiş olan değerli cevherleri bulabilmektedir.

Ayrıca yer altına gizlenmiş mayınları bulmaya yarayan mayın dedektörleri manyetometre’ye bir örnektir.

Manyetik maddeler özelliklerine göre üç gruba ayrılır:

Ferromanyetik Madde; Bağıl manyetik geçirgenlikleri 1’ den çok büyük olan maddelerdir. Böyle maddeler manyetik alana konursa mıknatıslanırlar ve bölgedeki manyetik alan şiddetini alırlar. Kobalt, nikel, demir gibi maddeler ferromanyetik maddedir.

Paramanyetik Madde; Bağıl manyetik geçirgenlikleri 1’ den biraz büyük olan maddelerdir. Bunlar manyetik alana konursa çok az mıknatıslanırlar ve bulundukları bölgede alan şiddetini biraz arttırırlar. Alüminyum, manganez gibi maddeler paramanyetik maddedir.

Diyamanyetik Madde; Bağıl manyetik geçirgenlikleri 1’ den biraz küçük olan maddelerdir. Bunlar manyetik alana konulduklarında alana zıt yönde ve zayıf olarak mıknatıslanırlar. Bulundukları bölgedeki manyetik alan şiddetini azaltırlar.

Bakır, gümüş, bizmut ve karbon gibi maddeler diyamanyetik maddelerdir.

Manyetik olmayan maddeler: Kağıt, plastik, cam, mika, seramik, tahta vb.

Arkeojeofizik alanında kullanılan en etkili yöntemdir. Türkiye ve Yurdışından yapılan arkeolojik araştırmalarda sık sık başvurulan arama yöntemi Manyetik Arama Yöntemidir.

Toprak altında uzun süre kalan maddeler, dünyanın manyetik alanından etkilenerek, manyetik anomali vermektedir. Ferromanyetik maddeler yani demir gibi maddeler aşırı tepki verirken, diyamanyetik maddeler manyetik anomaliyi azaltmaktadır. Manyetik maddelerin tamamı, manyetik alanda mıknatıslanma özelliği göstermektedir.

Manyetometreler ile sadece mıknatıslanan metalleri algılayabilirsiniz, altını algılayamazsınız, tespit edemezsiniz diye yanlış ve eksik bilgiler maalesef kullanan ve bilgi almak isteyen her kişiyi yanıltmaktadır.

Tabi ki bu yöntemde, toprak altına yeni gömülen ve gerektiği kadar manyetiklik kazanmayan yeni gömülü nesneleri, altınları algılayamazsınız.

Fakat uzun süre toprakta kalan altın gibi diyamanyetik maddeler de mıknatıslanma özelliği kazandığı için ve manyetik alana tepki verebildiği için algılanabilmektedir.

Demir ve demir gibi ferromanyetik maddeler manyetik alanda, çok fazla tepki verebildikleri için altın ve diyamanyetik maddelerden çok daha kısa sürede tespit edilebilmektedir.

Manyetik arama yöntemi definecilerinde ve arkeoloji araştırmalarında da kullanılan ve etkili yöntemlerden biridir.

IdeaSoft® | Akıllı E-Ticaret paketleri ile hazırlanmıştır.